2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda mücadele ederek, Türkiye adına modern pentatlonda olimpiyata giden ilk sporcu olan İlke Özyüksel, zorlu yaşam hikayesiyle dikkati çekiyor.

Türkiye‘yi modern pentatlonda ilk kez 2016 Rio Olimpiyat Oyunları‘nda mücadele ederek, temsil eden 20 yaşındaki İlke Özyüksel‘in hayatı da pentatlon gibi birçok engelden oluşuyor. İlke, doğduktan 2 hafta sonra ölümcül bir damar hastalığına yakalandı. Annesi 15 yaşında gözlerini kaybetti ama ne İlke ne de ailesi savaşmaktan vazgeçti.

Spora çok küçük yaşta başlayan İlke Özyüksel, koşu parkurunda herkesin dikkatini çekmesine rağmen, 1500 metreci olmak yerine, Türkiye’de az bilinen, erkeklerle özdeşleşmiş modern pentatlonu tercih etti.

2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye adına modern pentatlonda olimpiyata giden ilk sporcu olan İlke, kariyerini ve yaşadıklarını anlattı.

Olimpiyatlar için ameliyatını erteledi

Doğduktan iki hafta sonra hayat mücadelesinin içine giren İlke Özyüksel, “Hemanjiom” (damar çoğalması/damar beni) denilen hastalığa yakalandı.

İlke, önlenmediğinde beyni sarıp ölüme neden olan bu hastalıkla savaşmaya başladı. ABD’den 3 günlüğüne konferans için gelen bir Türk doktor, İlke’nin de azmiyle hastalığı tedavi etmeyi başardı.

Bugün de bir ameliyata ihtiyacı olan milli sporcu, burnundan nefes almakta zorlanmasına rağmen 2016 Rio Olimpiyat Oyunları için operasyonu erteledi.

Annesinin ışığı oldu

İlke’nin Rio’ya uzanan tarihi yolunda ailesinin gösterdiği özveri de çok büyük.

Milli sporcu, başarısıyla bir bakıma annesinin de ışığı oldu. Özyüksel ailesi, önlerine çıkın tüm engelleri el ele vererek aşmayı bildi.

Ailesinin gösterdiği fedakarlığa değinen İlke Özyüksel, “Annem görme engelli. 15 yaşında göz tansiyonu nedeniyle gözlerini kaybetti. Rehberlik öğretmeni. Babam işçi emeklisi. Babam sürekli yanımda olduğu için annem evde çok yalnız kaldı ve zorluklar çekti. Ailem benim için çok büyük fedakarlık yaptı. Annem ve babam beni hep destekledi.” diye konuştu.

İlke Özyüksel, 2014’te modern pentatlonu bırakma kararı almasına rağmen, Gençlik ve Spor Bakanlığının çabalarıyla Rio Olimpiyatları’na katıldı.

Antrenörleri, “Bu işte para yok. İyi koşuyorsun. Sadece koşarsan çok iyi para kazanırsın.” deyince, İlke, spordan kopma noktasına geldi.

Dokuz yaşında dünya yıldızlar şampiyonu olan İlke, antrenörlerinin tutumu nedeniyle, 2014’te modern pentatlonu bırakma kararı aldı. Genç sporcuyu takibine alan Gençlik ve Spor Bakanlığı, bu durumdan haberdar olunca İlke’nin Rio Olimpiyat Oyunları macerası başladı.

Macarları rahatsız etti

İlke Özyüksel, olimpiyat hazırlıkları için Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Macaristan’a gönderildi.

Yok denecek kadar az bir İngilizce ile Macaristan’a giden İlke, burada 11 ay çalıştı ve azmiyle dünya rekoru kırmayı başardı.

İlke Özyüksel, Macarların kendisini rakip olarak gördüğünü vurgulayarak, “At eğitmeni, beni çalıştırmamaya başladı. Türkiye’ye dönmek için epey çaba harcadım. Kalırsam olimpiyat şansım olmayacaktı. Türkiye’ye dönmek zorunda kaldım. Gençlik ve Spor Bakanlığı psikolog, diyetisyen, masör ve doktorun da bulunduğu 10 kişilik bir ekip kurdu. 4,5 ayda her gün 8 saatin üstünde çalışıp olimpiyat vizesini almayı başardım.” ifadelerini kullandı.

Hedef, 2020 Tokyo Olimpiyatları

İlke Özyüksel, 2020 Tokyo Olimpiyatları’na katılmayı hedefliyor.

Aynı gün içinde atıcılık, epe eskrim, serbest stil yüzme, binicilik ve 3 kilometre koşudan oluşan 5 yarışı içeren modern pentatlonda mücadele eden milli sporcu, şunları kaydetti:

“Modern pentatlon, 5 disiplinden oluşuyor. Malzemelerimiz çok pahalı. Tüm masraflarımızı Bakanlığımız karşılıyor. Bunun için Gençlik ve Spor Bakanımız Akif Çağatay Kılıç’a çok teşekkür ediyorum. Kamplar, yarışmalar, katılımlar gayet iyi. Güzel bir ekibiz, inşallah hep beraber daha iyi bir şekilde devam edeceğiz. 2020’de Tokyo’da yapılacak olimpiyatlar için kota müsabakaları 2019’da başlayacak. ABD’deki organizasyonda dünya sıralamasında ilk 6’nın içinde yer almak istiyorum. Bunu başarmak için elimden geleni yapacağım.”

AA

Feedback