TEB BNP Paribas İstanbul Cup’ın tamamlanmasının ardından sportstv ekibinden Ulaş Çan, turnuvaya ev sahipliği yapan Koza World of Sports Arena hakkındaki gözlemlerini yazdı.

 

“Tüm oyuncular, kortta yer alan herkes tüm sponsorlara ve organizatörlere fazlasıyla teşekkür etti, bizler de haklarını zaten  fazlasıyla verdik. Bir özel teşekkür de, benden gelsin; 2 ayda bu tesisin bu hali almasında, burada bu maçların kusursuz şekilde oynanmasında emeği geçen yaklaşık 500 işçimize selam olsun”

20 Temmuz Pazar akşamı, Esenyurt’ta bulunan Koza World of Sports Arena’da oynanan Caroline Wozniacki-Roberta Vinci maçının ardından düzenlenen ödül töreninin sonunda, canlı yayını tamamlarken dilimden dökülen cümleler aynen bu şekildeydi. Cümle içinde kullandığım 2 aylık süreçte, kazmanın vurulduğu ilk gün dahil toplam 13  farklı gün ziyarette bulunduğumuz bu dev kompleksin, ne şartlarda, nasıl bir ortamda hazırlandığını çıplak gözle takip eden ve aslında içinde yer alan biri olarak, bu özel teşekkürü es geçmek, verilen büyük emeğin görmezden gelinmesi anlamına gelecekti. Yaptığımız çekimler, gerçekleştirdiğimiz özel röportajlar, proje müdürü, şantiye şefi, işçilerle kurduğumuz diyaloglar, yağmur altında çay eşliğinde geçirdiğimiz dakikalar, güneşin yakan sıcağında inşaat halindeki tribünden yapmaya çalıştığımız özel çekimler ve benzeri birçok anın özetiydi aslında giriş cümlesi. Işıklar sönüp binlerce kişi evine dönmeye hazırlanırken, 12 ay gibi geçen 2 ay, dakika dakika canlandı gözümde.

 

ADIM ADIM GELİNEN SÜREÇ

“Bizim spor kültürümüz yok, bizim tenisçimiz yok, bu tesisler gereksiz, bu tesis bu süre içinde turnuvaya yetişmez, burası her yere çok uzak, çok daha önemli yıldızlar gelebilirdi” tarzında yüzlerce eleştiri ve yüz çevirmenin orta yerinde, sadece tenis değil, diğer branşlara da hizmet edecek bu dev komplekste yer alan başta Garanti Koza yöneticileri, tüm emek verenler, Caroline Wozniacki kupasını kaldırırken, aslında sadece şampiyonluğa değil, tüm bu eleştirilere tebessüm ediyorlardı.

Turnuva başladığında boş tribünleri görünce “seyirci yok, biz demiştik” diyenler de olurken, Cumartesi yarı finallerde 3000, Pazar final gününde yaklaşık 5000 tenissever, Koza WOS’ta yerlerini alıyordu. Evet, en temel konulardan biri beklentilerin altında kalan seyirci sayısıydı, ancak turnuvanın ve yeni tesisin alışkanlığı ve farkındalığı arttıkça, bu durum kendiliğinden yolunu bulacaktır.

 

ELBETTE SORUNLAR YAŞANDI

Buraya kadar yazılanlar, bu sert eleştirileri getirenler tarafından çok yüzeysel bulunuyor olabilir, ancak olaylara, özellikle de yeni oluşumlara negatif bakmak, pozitif olmaktan çok ama çok daha kolaydır. Ayrıca “hafta boyunca hiç mi sorun yaşanmadı, biz bu sıkıntıları yaşadık” diyenler de oldu, olacaktır. Elbette farklı konularda, çok farklı sorunlar yaşandı. Ancak turnuvanın başlamasına sadece 48 saat kala son halini alan bir tesisten kusursuzluk beklemek, ütopik olacaktır. Yayınlar sırasında bununla ilgili çok yorum geldi; dile getirmeden olmaz. Özellikle ulaşımda, servislerle ilgili ciddi sıkıntılı anların yaşanması, en göze çarpan, ancak diğer organizasyonlarla birlikte ilk sıralarda çözümü planlanan sorundu.

 

HER ŞEY ASLINDA YENİ BAŞLIYOR

1 merkez kort, 2 ayrı maç ve antrenman kortunun yetiştirildiği arena, son halini aldığında 63 kortu içinde barındıran, basketbol ve voleybol başta diğer branşlara da uygun bir bölge olacak. Henüz her şeyin yeni başladığını görmek adına bu son cümle çok önemli diye düşünüyorum.

Sporcularımızın ana tabloda boy gösterdiği, birbirinden genç ve gelecek vaad eden yıldız adaylarının, tecrübeli dünya yıldızlarıyla harmanlandığı bu özel haftanın kazananı, çok kişinin beklediği gibi, turnuva 1 numarası, eski dünya 1 numarası Caroline Wozniacki oldu. Başta Ana Konjuh olmak üzere, genç oyuncuların çok olumlu sinyaller verdiği turnuvanın son 2 gününde, efsane Monica Seles’in tribünde yer alması da unutulmazlar arasına girdi.

 

ÖNÜMÜZDEKİ YIL YENİ TURNUVALAR VAR

TEB BNP Paribas ile İstanbul Cup ortaklığı, önümüzdeki yıl da devam edecek. Bununla beraber tesis, Nisan 2015’te düzenlenecek Garanti Koza İstanbul Open, ATP 250 turnuvasında dünyaca ünlü erkek tenisçilere kapılarını açacak. Turnuva direktörü Coşkun Erginer’in ısrarla vurgu yaptığı gibi, Esenyurt’un, Koza World of Sports Arena’nın Wimbledon benzeri bir ortama ev sahipliği yapıp yapamayacağını elbette zaman gösterecek. Ancak bir grand slam finalinin spor gazetelerinin içinde en küçük puntolarla, dikkat etmeyenin göremeyeceği şekilde yer aldığı bir branşta, böylesine net ve uzun vadeli hedefler koymak da, görmezden gelinmeyecek bir vizyon gibi duruyor.

 

BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ?

Beni en çok meraklandıran konu olan “turnuva bittiğinde tesis ne olacak” konusuna aldığım, “yerli-yabancı oyuncuların birlikte antrenman yapacakları bir yer olmasının dışında, plaj voleybolu dahil birçok maça da ev sahipliği yapacak” cevabı, ilk planda fazlasıyla tatmin ediciydi.

Unutmamak gerekir ki, hiçbir organizasyon kusursuz değildir, zaten olamaz. Önemli olan, sorunların, düzensiz görünen her şeyin, hep birlikte, fikir alışverişi çerçevesinde masaya yatırılarak çözüme kavuşabilmesidir. Pesimist olmaktan çok, “nasıl daha iyi hale getirebiliriz, bizim ne gibi katkımız olabilir” sorularını sormaya başladığımız gün, hedeflere bir adım daha yaklaştığımız gün olacaktır.

Son teşekkür, 7 günde yaklaşık 70 saat süren canlı yayınlarımızda desteğini esirgemeyenlere olsun. Yeni bir organizasyonda görüşmek dileğiyle.

 

Ulaş ÇAN | ulas.can@sportstv.com.tr | twitter.com/ulasscann

Feedback