Otomobil sporlarında genç yaşında dereceler elde eden Ayhancan Güven, sezon öncesi hazırlıkların bir kısmını simülasyonda yapıyor.

Milli otomobil sporcusu Ayhancan Güven, 5 yaşında karting ile başlayan macerasında 16 yıl içinde 3 ayrı şampiyonluğa ulaşmayı başardı.

Ayhancan Güven, AA muhabirine bugünlere nasıl geldiğini, hedeflerini ve projelerini değerlendirdi.

Babası da eski yarış pilotu olan 21 yaşındaki Ayhancan, otomobil sporlarındaki 16 yıllık süreçte, Porsche GT3 Cup Benelux ve Carrera Cup Fransa Şampiyonluğu’nu kazandığını, takım arkadaşı Salih Yoluç ile FIA GT Uluslar Kupası’nı Türkiye’ye getirdiklerini anlattı.

“Otomobil sporlarına 5 yaşında başladım”

İstanbul’da yaşamını sürdüren genç pilot, “Otomobil sporlarına karting ile ailemin özel izniyle 5 yaşında başladım. 2015 yılına kadar karting ve simülasyonla kendimi geliştirdim. Simülasyonda sanal ortamda dünya derecelerim oldu. 2015 yılında 17 yaşıma geldiğimde gerçek hayatta otomobil yarışlarına geçtim.” değerlendirmesini yaptı.

Volkicar’da 18 yaşında şampiyonluk elde ettiğini anımsatan genç sporcu, “Benim için güzel bir şans oldu. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Serkan Yazıcı ‘Şampiyonlar Şampiyonu’ yarışı düzenledi. Başkan, Türkiye’de başarılı olmuş genç, hızlı ve eskiden yarışmış herkesi buraya davet etti. Bu yarışa ellinin üzerinde pilot katıldı. Başkan, ‘Burada kazanan sporcuyu dünyada Türkiye’nin yüzü yapmaya çalışacağız’ demişti. Sözünü de tuttu.” ifadelerini kullandı.

32 senelik şampiyona tarihinde bir ilk

“Şampiyonlar Şampiyonu” yarışı sonrasında yurt dışında mücadele etmeye çalıştığını vurgulayan Ayhancan, “Porsche Cup, dünya motor sporlarının aslında pilot pazarı. Uluslararası alanda ilk olarak Porsche Cup’a katıldım. 2018 senesinde önce Benelux, ardından Fransa şampiyonu olduk. 32 senelik şampiyona tarihinde ilk kez Fransız olmayan bir pilot şampiyonluğa ulaştı ve bu bir Türk oldu.” değerlendirmesini yaptı.

Fransa şampiyonluğu öncesinde Fransızlara karşı mücadele verdiklerini dile getiren Ayhancan, şöyle konuştu:

“Çünkü şampiyonada Fransız taraftarlığı oluyordu. Ben gösterdiğim performansla Fransızların da saygısını kazandım. Sezon sonunda onlar da ‘benim hak ettiğimi’ söyledi. Fransız halkı şu anda beni seviyor. Sonrasında FIA GT Uluslar Kupası’nı Türkiye olarak kazandık. İlk kez yapıldı. Ülkeler arası olduğu için dünya kupası olarak geçiyor. Bu şampiyonluğum daha çok ses getirdi.”

Hedef, Fransa ve Süper Kupa yarışları

Ayhancan Güven, bu sezon daha büyük hedefler koyduğunu belirterek, “2019 sezonunda ilk yarışım nisan ayında. Bu sene Fransa Kupası ve Süper Kupa’da yarışacağım. Fransa Kupası’nda unvanımı korumaya çalışacağım. Süper Kupa’da ilk kez yer alacağım. Süper Kupa’da şampiyon olan sporcunun kariyeri değişebiliyor.” ifadelerini kullandı.

Sezon içinde 16 hafta boyunca Türk bayrağını dalgalandırarak, istiklal marşını okutmak için mücadele edeceğini ifade eden Ayhancan, “Bu sene öncelikli hedefim Fransa Kupası’ndaki unvanımı korumak. Çünkü başarının tesadüf olmadığını göstermem lazım. Süper Kupa’da aslında tecrübe edinmek istiyorum. ‘2020 yılında Süper Kupa şampiyonu olabilirim’ diyorum.” değerlendirmesini yaptı.

“Sanal alemde çalışıyorum”

Şampiyon pilot, teknolojinin geliştiğini, yarışa katılacağı pistlerin sanalda da yapıldığını hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sanal alemde çalışıyorum. Direksiyon ve pedal gibi ekipmanlarımız var. Ekran ve monitör aynı. Teknoloji çok gelişti ve o pistlerin aynısını sanalda yapıyorlar. Ben simülasyonda dünyadaki birkaç pilottan biriyim. Bunu bir çok pilot kullanıyor. Ben simülasyonu ilk kullananlardan biriyim. 4-5 yaşından bu yana simülasyon oynuyorum. Bildiğiniz bilgisayar oyunu. Beni bir çok pilottan ayıran özelliğim bu. Gerçekteki imkansızlıkları her zaman sanalla kapattım. Pilotlar sabah akşam arabayla antrenman yapabiliyor ama benim böyle bir imkanım yok. Ben de sabah ve akşam simülasyon yapıyorum. Gerçek arabaya binince de kapatmaya çalışıyorum. 5-6 saat çalışıyorum. Yarışlara gidince orada araç veriliyor. Yarış öncesinde arabayla bir saat antrenman yapabiliyoruz ve orada araca alışıyoruz.”

Dünya çapındaki birçok Formula 1 pilotunun böyle çalıştığını belirten Ayhancan, “Ben hiç antrenmansız, bindiğim her arabaya çalışmadan hemen adapte olabildiğim için bu fırsatları elde ettim. Ben piste gitmeden önce o pist için sanalda en az bin ile 2 bin tur atmış olurum. Organizasyonlara katılmadan önce ben o pistleri sanalda turluyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Özelimde nadir araba kullanırım”

Her sporun kendine özellikle ve riskleri bulunduğunu anlatan Ayhancan Güven, “Evet motor sporları tehlikeli ama her sporda tehlike var. İstanbul’da otobanda araba kullanmak bizim yaptığımızdan işten daha tehlikeli. Çünkü bizim araçlarımız özel yapımdır.” diye konuştu.

Günlük araç kullananlardan daha güvenli ortamda yarış yaptıklarını vurgulayan Ayhan, “Özelimde nadir araba kullanırım. İstanbul’da çok fazla araç var. Bu nedenle toplu taşımayla sağa sola gitmeyi tercih ederim. Zaten trafikte daha güvenli ve yavaş kullanıyorum. Kurallara uyuyorum. Benim aracıma binenler sıkılır. Herkesin aslında böyle kullanması lazım. Bence hayat o kadar ucuz değil.” ifadelerini kullandı.

Feedback