Sporda Bir haber klişesi haline gelen ve “Nasıl tur atlarız” sorusuyla devam eden alışkanlığı, ekip üyelerimizden Bulut Gürsoy, TEB BNP PARIBAS Istanbul Cup’ta Çağla Büyükakçay, Ayla Aksu ve İpek Öz’ün rakiplerine uyarladı.

Garanti Koza Park’ta bu sene 11’incisi düzenlenen TEB BNP Paribas İstanbul Cup WTA turnuvası’nda heyecan başladı.

Temsilcilerimizden Çağla Büyükakçay, Ayla Aksu ve İpek Öz ana tabloda mücadele edecek. Başak Eraydın ve Melis Sezer ise ön elemeler aşamasında turnuvaya veda ettiler.

Bu yazıda önce geçmiş yıllara kısaca göz atıp ardından da ana tabloda mücadele edecek üç temsilcimizin rakiplerini tanıtmaya çalışacağım.

2016’da düzenlenen organizasyonda, Karadağlı Danka Kovinic‘i 6-3,2-6 ve 3-6’lık setlerle 2-1 yenen Çağla Büyükakçay şampiyonluğa ulaşmıştı.

Geçen yıl Ayla Aksu, Elizaveta Kulichkova’ya set şansı tanımamıştı.

Başak Eraydın, elemeler aşamasında Alla Kudryavtseva ve  Tereza Smitkova karşısında toplamda 6 set süren mücadelelerin ardından galibiyetler çıkarmıştı. Hemen ardından birinci turda Pironkova gibi tecrübeli bir raket karşısında zorlanmadan galibiyete uzanmış, ikinci turda ise bir diğer temsilcimiz Ayla Aksu’yu mağlup etmeyi başarmıştı. Romen Irina-Camelia Begu karşısında ise ilk seti aldıktan sonra ikinci sette tie-break’i şanssız biçimde 7-5 ile kaybedip, final setinde maça tutunamayarak turnuvaya veda etmişti.

Çağla Büyükakçay ise “son şampiyon” ünvanıyla katıldığı turnuvada Maryna Zanevska ve Timea Babos’u mağlup etmeyi başarmış, yılın gözde ismi Mertens karşısında maçı 3 sete taşımayı başarsa da final setinde rakibine ayak uyduramamıştı.

Bu başarıların ortak özelliklerinden biri, temsilcilerimizin seyirci ile gerçekleştirdiği bütünleşmeyle ilişkiliydi. Organizasyonu yerinde takip eden izleyiciler temsilcilerimizin kortta olduğu maçlarda kusursuza yakın bir destek örneği göstererek kupanın bir kez daha Türkiye’de kalması adına yoğun çaba sarf etmişlerdi. Bu çaba şampiyonluk getirmemiş olsa da WTA düzeyinde üst düzey isimler karşısında büyük başarılar izlememizin yolunu açmıştı.

Ana tabloda mücadele edecek oyuncularımızın turnuvaya iyi hazırlandıklarını ve konsantre olduklarını düşünmek mümkün. Bu motivasyona seyirci desteği de dahil olduğunda ortaya çıkacak senaryo oldukça etkileyici olacaktır ancak açık bir dille bahsetmek gerekir ki üç temsilcimizin de rakibi birbirinden etkili isimler. Zor kuralar çektiğimizin bilincinde olmamız gerekiyor.

Zorluğu biraz daha açmak adına belirli hatlarıyla rakiplerimizi tanıtmayı uygun gördüm;

 

 

KATERYNA BONDARENKO (İpek Öz’ün rakibi)

 

Hem çocuk hem de kariyer yapan ender kadın tenisçilerden bir tanesi Bondarenko. 2012 Ağustos’ta tenise ara verdi ve 2013 yılında bebek sahibi oldu. Kızı Karin’in doğumundan sonraki sene Nisan ayında kortlara geri döndü. 8 aylık bir süreçte 64 maça çıktı, 45 galibiyet elde etti. Bunların 30’u sert kortta, 15’i toprak kortta gelen galibiyetlerdi.

Hem teklerde hem de çiftlerde etkili performanslara gösterebilen bir isim. FED Cup’ta an itibariyle ülkesini çiftler klasmanında temsil etmekte.

2018’de tek toprak kort maçına çıktı, o maçta da Fransız Alize Cornet karşısında set alamadı. Her ne kadar son 5 maçından mağlubiyetle ayrılmış olsa da oyunun her yönünü iyi oynayabilen çok tecrübeli bir raket olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu yıl Pavlyuchenkova, Wickmayer ve Tomljanovic gibi isimler karşısında galibiyetler elde etti.

 

PAULINE PARMENTIER (Ayla Aksu’nun rakibi)

 

Parmentier, Dünya 122 numarası Fransız tenisçi. Turnuvaya katılım gösteren tenisçiler içerisinde belki de en formsuz ismin kendisi olduğunu söyleyebiliriz. 2018 yılına çok kötü başladı ve 17 maçta yalnızca 2 galibiyet elde etti. Toprak kortta 11 günde 3 maça çıktı, üçünü de kaybetti. Yalnız Fed Cup’ta Stephens ve Madison Keys’e karşı aldığı mağlubiyetleri formsuzluğa bağlamak olmaz ve onlar karşısında gösterdiği sert mücadele de iyi reaksiyon verdiğinin bir kanıtı oldu. İki seti tie-break’te kaybetti, diğer setler de başa baş ilerledi. Grymalska karşısında aldığı mağlubiyetse şaşırtıcıydı. Bu yıl Kurumi Nara ve Schoofs karşısında galibiyetler elde edebildi.

 

Fed Cup yorgunluğu ve 2/15 gibi bir istatistiğe sahip olmanın verdiği özgüven kaybından ne derece etkileneceğini bilemesek de geçmiş yıllarda çok güçlü rakiplere karşı çok iyi sonuçlar elde eden tecrübeli bir raket olduğunu unutmamamız gerekiyor.

 

MARIA SAKKARI (Çağla Büyükakçay’ın rakibi)

 

Sakkari oldukça hırslı bir tenisçi. Maçtan düşmeyip, hata yaptığında bile hemen zihnini yenileyip sıradaki oyuna konsantre olabilen bir isim. 22 yaşında, Yunanistan tenisinin önde gelen değeri olarak görülüyor. Çağla Büyükakçay ile geçmişte 1 kez karşı karşıya geldiler. Avustralya Açık elemelerinde 2016’da karşı karşıya geldiklerinde 3 sette kazanan Sakkari olmuştu. Tabii ki hem 2.5 senelik süreç hem de kort farkından ötürü bu sonucun dikkat çeken bir yanı yok.

 

Sakkari bu yıl hiç toprak korta çıkmadı. İstanbul Cup ilk toprak deneyimi olacak 2018 adına. 2014 – 2015 ve 2016’da toplamda 97 galibiyet çıkardı toprak kortta. 2017’de ise iyi değildi, çok fazla maç oynamadı. İstanbul’a geçen yıl da gelmiş ilk turda Kovinic’i mağlup etse de ikinci turda Cirstea karşısında varlık gösterememişti.

 

Bu yıla 5 mağlubiyetle başlasa da çabuk toparladı. Indian Wells ve Miami’de Vekic, Barty, Vandeweghe, Kontaveit gibi önemli tenisçileri mağlup etmeyi başardı.

 

Toprakta yaptığı antremanları ve hazırlıkları bilemediğimiz için son durumu hakkında fikir sunmak oldukça yersiz olur ancak first class rakipler karşısında aldığı galibiyetlere dikkat çekmek gerekiyor. Çağla’nın sabırlı bir oyunla rakibini çok fazla hataya sürükleyebileceğini ve iyi savunmayla maçı kazanabileceğini düşünüyorum. O maçın kilidi Çağla adına “sabırlı oyun” olacaktır.

 

Rakipler çok güçlü ve değerli. 3 sporcumuza da başarılar dilerim.

 

Bulut Gürsoy

Feedback