İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul tarafından 3 Kasım Pazar günü düzenlenecek Vodafone 41. İstanbul Maratonu kapsamında yürütecek sosyal projelerin tanıtımı gerçekleştirildi.

Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen basın toplantısına Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur ile eski milli voleybolcu Neslihan Demir ve basketbolcu Kerem Gönlüm katıldı.

Toplantıda açıklamalarda bulunan Hasan Süel, İstanbul Maratonu’na 8. kez sponsor olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Spor, bir ortak payda. İnsanları birbirine yakınlaştıran, farkları ve sınırları ortadan kaldıran bir payda. Spor dalları arasında koşu da en kolay yapılabilecek, daha çok insanın katılabileceği, insanların birbirine yakınlaşması için bir fırsat oluşturabilecek bir spor. Bunun yanında da daha sağlıklı, fit ve güçlü kılan önemli bir özelliği var. Bu nedenle koşuyu 7’den 77’ye bir spor olarak görüyoruz. Sadece Türkiye’de değil dünyada yükselen bir trend içinde olduğunu gözlemliyoruz. Her gün daha çok insan koşmak istiyor. Bir anlam ve sebep için koşmanın gün geçtikçe daha çok arttığını gözlemliyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının, sosyal sorumluluk projeleri için topladığı bağış sayısının ve miktarının arttığını görmek bizim için çok önemli bir gurur meselesi.”

İstanbul’un çok özel bir coğrafyada bulunduğunu aktaran Süel, “İstanbul, kıtaların ve medeniyetlerin buluştuğu bir nokta. Koşuyu bir kıtada başlayıp diğer kıtada sonlandırmak bir ayrıcalık. O yüzden gün geçtikçe sadece ülkemizden değil yurt dışından ciddi bir ilgi çekiyor. Her geçen yıl, çipli koşu ve halk koşusuna ilgi artarak devam ediyor. Bu yıl da bu sayının arttığını görüyoruz. Toplam 106 ülkeden 37 bin sporcunun bir arada olacağını söylemek çok güzel. Amacımız bu ilgiyi daha da artırmak.” ifadelerini kullandı.

Hasan Süel, Vodafone İstanbul Maratonu’nun altın kategoride gerçekleştirildiğini dile getirerek, “Altın kategori, Uluslararası Atletizm Federasyonunun koşu yarışları için koyulan standartın en üst seviyesine ulaşılması demek. Gönlümüz ve heyecanımız, İstanbul Maratonu’nun ana maratonlardan biri olması ve sadece maratonun değil şehrimizin daha çok ilgi çekmesi, turistik bir odak olması.” şeklinde görüş belirtti.

Bu yılki temanın “Çocuklar için koş” olacağını aktaran Süel, “Bu sene çocuklar için koşmak istiyoruz. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlara spor bilincini ve birliktelik amacını ne kadar etken aşılarsak o kadar iyi. Türkiye Vodafone Vakfı olarak devam ettirdiğimiz ‘Yarını Kodlayanlar’ projemize yeni bir kimlik kazandırıyoruz. 7-14 yaş arasındaki çocuklara kodlama eğitimi vererek, onları geleceğe hazırlıyoruz. Onları tüketen değil, üreten bireyler olarak topluma kazandırmaya çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Maratonu’nda Vodafone Park’ın önüne bir adımsayar yerleştireceklerini vurgulayan Süel, “Adımsayardan geçen her sporcunun başvurması durumunda çocuklarına kodlama eğitimi vermeyi vaat ediyoruz. Koşan insanlar, böylelikle çocukların eğitimine katkıda bulunacaklar.” diye konuştu.

Bir minibüsü kodlama sınıfına çevirdiklerini belirten Hasan Süel, “Bu minibüsümüz İstanbul Yarı Maratonu’na kadar 4-5 aylık süreçte İstanbul’un 30 ayrı noktasında kodlama eğitimi verecek. Öğrencilerimizin ayağına gidip eğitim vereceğiz. Bu sayede yüzlerce çocuğumuza ulaşmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Hasan Süel, organizasyonda çevreyi temiz tutma çalışması da yapacaklarına değinerek, şöyle konuştu:

“Vodafone Türkiye olarak gezegenimize karşı sorumluluk içinde olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Vatandaşlarımızın çevresel duyarlılığını artırabilecek faaliyetlerde bulunmaya çalışıyoruz. Maraton boyunca ‘Çöp Madam’ dediğimiz bir faaliyet gerçekleştireceğiz. Bu, koşarken bir yandan çöpleri toplama. Her koşuda olduğu gibi bunda da çevreye çöpler sebebiyle ayak izi bırakıyoruz. Gönüllülerimiz koşucularımızın arkasından gelip, hem koşu yapacaklar bir yandan da çevre temizliği gerçekleştirecek. ‘Çöp Madam’ projesiyle bir ilke imza atacağız. Plastik atıklar toplanacak ve bunları geri dönüşüme kazandırarak ekonomik değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu etkinlikte 100 kişilik bir gönüllü ekibimiz olacak.”

Hasan Süel, maraton, 15 kilometre ve halk koşusuna toplam 120 bin kişinin katılmasını beklediklerini belirtti. 2011’den bu yana çipli koşuya katılanların 8 binden 37 bine yükseldiğini kaydeden Süel, insanların koşu sporuna ve organizasyonlara ilgi gösterdiğini vurguladı.

Renay Onur: “Çok güzel projelerimiz var”

Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, Vodafone ile güzel projeler gerçekleştireceklerini söyledi.

Çocuklara verilecek kodlama eğitimiyle ilgili heyecanlı olduklarını anlatan Onur, “Burada olmak benim için çok büyük bir heyecan ve mutluluk. Ben 13 yıldır İstanbul Maratonu’nu koşan birisiyim. Her sene olduğu gibi bu sene de tüm ekibimiz çok heyecanlı. ‘İstanbul Senin Durma Koş” sloganıyla 37 bin koşucunun İstanbul’un keyfini çıkarabileceği harika bir yarış hedefliyoruz. Vodafone ile çok güzel projelerimiz var. Spor İstanbul olarak yılda 500 bin kişiye 5 milyon kere hizmet veriyoruz. Bunun yüzde 30’u çocuklar. Bu çocuklara kodlama gibi bir eğitimle gitmek bizim için ayrı bir heyecan kaynağı.” ifadelerini kullandı.

Bu sene 10 ve 15 kilometre yarışlarının 15 kilometrede birleştirildiğini aktaran Onur, “Bu seneki maratonun e büyük özelliği, 37 bin kişinin katılması. Bunun 4 bini maraton, 33 bini 15 kilometre koşacak. Geçen sene 10 ve 15 kilometre ayrıydı, bu sene birleştirdik. Buna rağmen katılım daha da arttı. Yarışın özelliği; Türkiye’de ilk defa 33 bin kişi aynı anda start alacak. Daha önce 10-11 bin civarındaydı. Bu çok önemli bir artış. Amacımız bu kişileri mutlu bir şekilde koşturmak. Maratonda toplam 10 bin kişi çalışacak. Bunlardan 1000’i gönüllülerimiz.” açıklamasını yaptı.

Renay Onur, İstanbul Maratonu’nun yardımseverlik tarafı olduğundan bahsederek, “İstanbul Maratonu, 40’ı aşkın sivil toplum kuruluşuna destek veren bir platform. Şu ana kadar 7 milyon lira bağış toplandı. Yarış sonunda 15-16 milyon liraya ulaşması bekleniyor.” diye konuştu.

Spor İstanbul Genel Müdürü, halk koşusu için kayıtların devam ettiğini anlatarak, “En iyisini yapmaya çalışacağız. Bu yıl 41. kez düzenlenecek. Geçtiğimiz yıllarda her koşu bir öncekinden iyi oldu. Her şey yolunda giderse geçen senekinden daha iyi bir şey yapmamız lazım. Çipli koşuya 37 bin sporcu, halk koşusuyla 100 bine rahat ulaşacak. Dünyada bu kadar çok insanı, böyle önemli bir noktada koşturan organizasyon sayısı iki elin parmaklarını geçmez.” değerlendirmesinde bulundu.

Neslihan Demir ve Kerem Gönlüm’ün görüşleri

Eski milli voleybolcu Neslihan Demir, İstanbul Maratonu’nda spor, eğitim ve çevre konularına vurgu yapacaklarını dile getirdi.

Voleybolu bıraktıktan sonra farklı spor dallarıyla ilgilendiğini belirten Neslihan, “Bu sene spor, eğitim ve çevrenin önemine dikkati çekeceğiz. Bu, benim için çok önemli. Özellikle sporun insana çok önemli değerler kattığına inanıyorum. Bütün aileleri çocuklarını hayatının bir döneminde mutlaka takım sporu yapmalarına teşvik etmelerini öneriyorum. Bunun çocuklarınızın hem fiziklerine hem de kişiliklerine önemli katkısı olacaktır.” diye konuştu.

Neslihan, Vodafone’un kodlama eğitimine önem verdiğini vurgulayarak, “Bir anne olarak eğitime çok önem veriyorum. Vodafone’un kodlama öğretmesi benim için harika bir şey. Çocuğumun teknolojiyi tüketen değil üreten bir şekilde geleceğe adım atmasını istiyorum. Çevre konusu da beni çok mutlu etti. Çevre kirliliği dünyanın ortak problemi. Tüm dünyada bir akım var. Bu akımda koşarken aynı zamanda çöp de topluyorsunuz. Hem spor yapıp hem de çevreye katkıda bulunuyorsunuz. Çocuklarımıza örnek olmak istiyorsak bu akıma katılmamız gerektiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Kerem Gönlüm ise güzel bir amaç için bir araya geldiklerini anlatarak, “Vodafone İstanbul Maratonu, sadece bir spor etkinliği değil. Çocuklarımız için koşacağız. İki erkek çocuk babası olarak onlarla ben de orada olacağım. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Onlara eğitim ve donanımla güzel bir altyapı oluşturmamız lazım. Bir baba olarak Vodafone’a teşekkür ediyorum. Maratonda birçok farkındalık oluşturacağız. Çevre konusuna değineceğiz. Hem spor yapıp hem de parkurdaki çöpleri toplayacağız. Benim ve çocuklarım için güzel bir deneyim olacak. Kodlama da gelişen teknolojiyle geleceğin vazgeçilmez alanlarından biri oldu.” şeklinde görüş belirtti.

Feedback